Ara
  • elif arı durmuş

Serbest Oyunun Gücü


Çocukların eğlenme aracı da olan oyun, sayısız gelişim, öğrenme ve büyüme fırsatı sunar. Çocuklar, oyunda yaşlarına ve gelişimlerine göre kendilerinin farkında olmaktan, dış dünyayı tanımaya, kuralları öğrenmeye, gerçek dünyanın provasını sergilemeye kadar birçok aşama geçirir ve gelişirler. Oyun, aynı zamanda çocuklar için kendi iç dünyalarını, duygu, düşünce, istek ve ihtiyaçlarını dış dünyaya yansıtabildikleri, gerçek dünyanın zorluklarıyla başa çıkmayı deneyimledikleri bir alan sağlar.


Çocuk, oyun oynarken özgür olabilir, kendi kontrolünde olan bir dünya yaratabilir ve o dünyada tamamen ‘kendisi’ olabilir. Orada eğlenerek stres, kaygı ve öfkeyi azaltabilir. Dış dünyada kendini güçsüz hissettiren ne varsa simgesel olarak onunla başa çıkabilir. Her duyguyu yaşayabilir, her role girebilir ve olumsuz yaşantılarını tekrar tekrar deneyimleyerek üstesinden gelebilir. Bu tıpkı, bir yetişkinin kendi dünyasında olan biten hakkında konuşarak rahatlaması, yeni düşünce biçimlerini fark edebilmesi gibidir. Çocukların, kendi iç dünyalarını ifade biçimlerinin başında oyun gelir ve bu anlamda iyileştirici bir güce sahiptir. Pandemi dolayısıyla içinde bulunduğumuz şartlarda da çocuklar oyun aracılığıyla güçlenebilir ve durumla daha iyi baş edebilirler.


Ebeveynlerin gün içinde kısa bir süre de olsa çocuğun bu oyunlarına katılması, onun iç dünyasına eşlik edebilme, çocuğun duygularını, düşünce, istek ve ihtiyaçlarını anlayabilme fırsatı sunar. Oyunda ebeveyni ile kendini istediği biçimde ifade edebilme fırsatı bulan çocuk için bu, anlaşılmak ve kabul edilmek demektir. Ebeveyn ve çocuğun oyunla kurdukları kabul edici alan, aralarındaki iletişimi ve bağı güçlendirir.


Çocuğun bu oyunlarına katılırken nelere dikkat edilmeli?


1. Oyun eğitimin de bir parçasıdır, ancak çocuğu psikolojik anlamda destekleyen ve güçlendiren bu tür serbest oyunlarda amaç eğitim değildir. Farklı türde oyunlar için farklı zamanları kullanabilirsiniz.


2. Bu oyunlarda lider çocuktur ve oyunu o yönetir. Oyuna katılıp katılamayacağınızdan, oyundaki rolünüze, oyunun gelişimine ve oyun içindeki sözlerinize çocuk karar verir. Arada fısıltıyla “şimdi ne diyeyim, şimdi ne yapayım?” diyerek kendinizi onun yönetmenliğine bırakmanız gerekir. Oyun içinde olan biteni ve oyuna yansıyan duyguları takip edip ifade edebilirsiniz; “bebek korktu”, “bebek şimdi annesine kızgın ve ağlıyor” gibi. Çocuğun yönlendirdiği duyguya bağlı kalarak karakterleri seslendirebilirsiniz.


3. Oyunlarda her duyguya yer vardır, tıpkı hayatımızda olduğu gibi. Çocuk oyun yoluyla bu duygularını uygun biçimde dışarıya aktarabildikçe rahatlar. Oyunda, her duyguya açık olmalı ve müdahale etmemelisiniz. Ancak, kendine ve başkalarına zarar verme, oyuncaklarla güvenli biçimde oynamama durumları hariç. Bu durumlarda ebeveyn sınırları dile getirir.


4. Son olarak, oyun oynamak çoğu kişi için eski ve unutulmuş bir deneyim olabilir. Doğal olun ve oyun oynamanın ritmine keyifle ayak uydurun. Siz de bir zamanlar çocuktunuz, işte size kısa bir an o günlere dönme fırsatı! İyi oyunlar...

9 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör